19.5.07

RÜYALARDAN FAYDALANMAK

Küçüklüğümde hatırladığım iki rüya var.
Birincisi, o yıllarda oturduğumuz, Beyoğlu’nun eski ama güzel binalarından birinde olan, 5.katındaki evimizin balkonundan aşağıya uçuşum...
İkincisi ise, yine aynı evin sokağında olan ekmek fırınının önünde örgü ören adam.. Bu pembe diziler gibi peş peşe geceler boyunca gördüğüm bir rüyaydı ama. Adamın ördüğü şey, genişçe bir atkı gibi dümdüz uzayıp giden bir şeydi. Ne olduğuna anlam veremediğim şeyi örerken adam, ben yere diz çöker onu seyrederdim, bacaklarım yorulduğunda da uyanırdım. Ertesi gece kaldığı ilmekten devam ederdi adam, ben de oturmaya devam...
Seneler geçti üzerinden ve ben artık rüyalarımı hatırlayamaz oldum. Ben ve benim gibiler “rüya görmüyoruz” diyerek, unutkanlığımızın üstünü örtmeye çalışsak da, bilim bunun aksini söyledi daima. Herkes rüya görür ama herkes hatırlayamaz. Bunu bilmeme rağmen, ne yaparsam yapayım, son 1 seneye kadar, ben o hatırlayamayan gruptan oldum. Bunu önemsememeye çalışsam da, ila ki ben de birilerine gece gördüklerimi anlatayım istedim o zaman içerisinde..
Reiki ile tanıştıktan sonra, zihinsel gelişimle ilgili okuduğum kitapların sayısı da arttı. Her çevirdiğim sayfada beynin gücüne biraz daha şaşırdım, biraz daha kapıldım bu dünyaya. Artık tek amacım kendi beynimin kullanım alanını arttırmaktan ibaretti.
Azimliyim ve de inatçıyım ya..Karar verdim. Bu işi çözecek ve rüya yorumları yapan kitaplara ihtiyaç duyacak hale gelecektim.
Kitaplarda birbirinden farklı yöntemler anlatılıyordu. Ben içlerinden kendime en uygun bulduğumu seçtim ve başladım uygulamaya.

1.Hafta: Her gün aynı saatte uyumaya özen gösteriyordum. Düzensiz uyuyan biri olarak bu bana çok zahmetli gelse de, vazgeçmedim amacımdan. Her gece saat 23:00de yatağa giriyor, bir gece lambasını açık bırakıyor ve tavana bakarak beynimi boşaltmaya çalışıyordum. Önceleri beynimi nasıl boşaltacağım sorusunu o kadar çok düşünürdüm ki, adeta patlardı beynim, boşalmak yerine.. Sonra zaman içerisinde hiçbir şey düşünmeden durabilmeyi öğrendim.
2. Hafta: Nefes egzersizlerine başladım. Beynimi boşaltırken, içimdeki havayı da temizliyor, kafamda canlandırdığım denizi ya da ormanı soluyordum içime. Başlangıçta komik gelse de, ilerleyen günlerde bir denizi düşlemek kolaylaştı benim için. Gerçekten denizin tuzlu suyunun sinüslerimi açtığını hissediyordum hafta bitiminde. Ya da kokusunu alıyordum bir kır çiçeğinin...
3.Hafta: Bir kaset doldurdum kendi sesimle. “Rüyalarımı hatırlıyorum”, “sabah olduğunda rüyamı size anlatacağım”, “ben rüyamda gördüm”..vs tarzında cümlelerden oluşan bu kaset, nefes egzersizim boyunca boş dönüyor, ben tam uykuya dalmak üzereyken kendi sesimi duymaya başlıyordum.
O hafta bir c.tesi gecesi rüyamda çok net bir şekilde, bir telefon numarası gördüm. Beyaz atlı prensimin telefonuydu belki de bu. Ya da bana bir kapı açacak çok önemli birinin telefonuydu. Bütün Pazar günü telefonun başında bu numarayı tuşladım, açan olmadı. Pazartesi günü işe gelir gelmez yeniden denediğimde, karşı taraftan ses geldi:
-Vitamin Büfe
-!
Köşe başındaki tostçunun telefonuymuş meğer. Önce çok güldüm kendime. Sonra düşününce Cumartesi günü öğle yemeğinden sonra bir şey yemediğimi hatırladım. Karnım açtı ve beynim bana bunu anlatmak istiyordu. Bu keşfim o kadar büyüledi ki beni, merakım daha da arttı.
4.Hafta: Yatarken, başucuma rüyamda görmek istediğim şeyi yazmaya başladım. Bu konuyla ilgili ne yapmalıyım? Şu konuyla ilgili nasıl davranırsam doğru olur? Ben bununla ilgili ne yapmak istiyorum?.. soru şekillerim bunlara benziyordu. Yatağıma yatarken önce sorumu yazıyor, sonra ilk üç hafta yaptıklarımı yapıyor, sorumu düşünerek uykuya dalıyordum ve sabah kalktığımda sorumun cevabını bilerek uyanıyordum. Bilinçaltımın bana hangi durumda nasıl davranmam gerektiği konusunda yaptığı kılavuzluk sonucunda karar vermek ve eyleme geçmek çok kolaylaştı. Bu sayede, işten istifa ettim, yeni iş teklifini kabul ettim, sevgilimden ayrıldım, evlenmedim, göç ettim, bir sürü bir sürü şey yaptım daha yazamayacağım...
Beynin en verimli zamanının uykudaki zamanı olduğu düşünüldüğünde rüyalardan yardım istemek kadar ekonomik ve kendimizden olacak bir başka yol daha keşfedersem bir gün, onu da anlatırım.
Şimdilik güzel rüyalar!

22.4.07

YANILSAMALAR

1- Gereksinim Yanılsaması
2- Başarısızlık Yanılsaması
3- Ayrılık Yanılsaması
4- Yetersizlik Yanılsaması
5- Gereklilik Yanılsaması
6- Yargılama Yanılsaması
7- Kınama Yanılsaması
8- Koşula Bağlılık Yanılsaması
9- Üstünlük Yanılsaması
10- Cehalet Yanılsaması

Yanılsamalar bu kadar gerçek görünüyor çünkü çok sayıda insan onun bir yanılsama olmadığına inanıyor. Eğer yanılsamayla karşılaştığınızda onun bir yanılsama olduğuna İNANIRSANIZ, yanılsama çok gerçek görünse bile onu bir yanılsama olarak görürsünüz. O zaman yanılsamanın yaratıldığı amaç için –Nihai Gerçekliği deneyimlemek için bir araç olarak kullanabilirsiniz.

"Sizin için seçilmiş olanı seçmeye son verdiğiniz gün sizin bağımsızlık gününüz olacak'' O zaman yanılsamadan kaçmayacaksınız, ondan bağımsızlaşmış olacaksınız. Yanılsamanın dışına çıkacaksınız. Ama onun sizi ya da sizin gerçekliğinizi kontrol edebilme yeteneğinden bağımsız olarak onu yaşamayı sürdüreceksiniz.
Yanılsamanın amacını anladığınızda sizin kendi amacınız yerine gelene kadar, hiçbir zaman ona son vermeyi seçmeyeceksiniz. Sizin amacınız yalnızca Gerçekte Kim Olduğunuzu bilmek ve deneyimlemek değil, aynı zamanda bundan sonra olacağınız kişiyi yaratmaktır.
Şimdinin her An'ında kim olduğunuzla ilgili en büyük hayallerinizi yaratmak sizin işlevinizdir. Bu evrimdir.Bu dünyada olabilir ama dünyaya ait olmayabilirsiniz. Böyle olduğunuzda dünyayı onu deneyimlemeyi seçtiğiniz gibi deneyimleyeceksiniz.O zaman deneyimin kendisinin bir tepki değil bir edim olduğunu, sizin yaşadığınız bir şey değil yaptığınız bir şey olduğunu anlayacaksınız.
Bunu anladığınızda yaşamınızdaki her şey değişecek.
Karmaşaya son vermenin bir yolu vardır. Yanılsamayı bir yanılsama olarak görmenin yolu vardır, ve bu yol yanılsamayı kullanmaktır.
Yanılsamayı kolayca kontrol edebileceğinizi gördüğünüzde,onun gerçek olmadığını anlayacaksınız. Bu süreç sizin yanılsamanın gerçekle herhangi ilişkisi olduğunu inkar etmenizle başlar.
Çevrenize bakın ve basitçe söyleyin; ''Dünyamdaki hiçbir şey GERÇEK değil''Bu, bu kadar basittir…Gezegeninizde deneyimlenen her şeyin,inanıyormuş gibi yapmaktan ibaret olduğunu duyduğunuzda bazılarınız sıkılabilir.Fiziksel dünyandaki yaşam gerçekten de görkemlidir. Onun amacı gerçekten kim olduğunuzu fark etmeniz ve söylemeniz, bunu ifade etmeniz ve bundan haz almanız yoluyla size mutluluk vermektir. Onun için yarattığınız bu görkemli dünyaya gidin ve yaşamınızı kendinizle ilgili şimdiye kadar sahip olduğunuz en görkemli düşünceyi olağandışı bir söylemle belirtin ve bunu soluğunuz kesilmiş bir şekilde deneyimleyin.Her edimin bir kendini tanımlama edimi olduğunu anımsayın. Her düşünce yaratma enerjisi taşır. Her sözcük sizin için neyin doğru olduğunun bir ifadesidir.Her An Yeniden Doğuş Anıdır..Yanılsamaların var olma nedeni size kim Ol'duğunuzla ilgili en büyük hayallerinizin,en büyük halinde, kendinizi yeniden yaratacağınız bir alan sağlamaktır.Siz o alanın yerel hale gelmiş bir versiyonusunuz.Yerel hale gelmiş Tanrı…Bu yerel hale gelmiş alanın dışında kendinizi yalnızca Ol'an Her şey olarak bilebilirsiniz. Ve Ol'an Her Şey kendisini kendisi olarak deneyimleyemez, çünkü başka hiçbirşey yoktur.O zaman yanılsamaların yokluğunda siz kelimenin tam anlamıyla ne buradasınız, ne oradasınızdır.Bu yüzden yanılsamaları yarattınız.Tanrının sorusu;-Ben Kimim?_Ve şimdi Kim olmayı seçiyorum?Siz olmadığınız şeyin deneyimini gerçekte Ol'duğunuz şeyi deneyimlemek için kullanıyorsunuz.Sizin Ol'madığınız Hiç bir şey yoktur. Bu yüzden yanılsamaları yarattınız.Bu nedenle yanılsamaları kullanın ve onlar için minnettar olun. Yaşam büyülü bir oyundur ve siz de büyücüsünüz. Ustalığa götüren yolculuk bir yanılsamayla karşılaştığınız anda Kim Ol'duğunuzun görkemini ifade etmekten ibarettir.

SÜREÇ;
A-Yanılsamaları yanılsamalar olarak görün.
B-Onların ne anlama geldiğine karar verin.
C-Kendinizi yeniden yaratın.

On yanılsamayı kullanmanın iki yolu vardır. Onları şu anki gerçeklikler olarak ya da geçmişteki anılar olarak deneyimlemeyi seçebilirsiniz. Gelişmiş medeniyetler yanılsamaları `'anı''olarak deneyimler.
Göreceli dünyada, Kim olduğunuzu ancak kendiniz olmayan mekan içinde deneyimleyebileceğiniz size bir çok kez söylendi. Yanılsamaların amacı işte bunu içinde kendinizin her suretini deneyimleyebileceğiniz bir mekan ya da bir alanı ve herhangi bir anda kavrayabileceğiniz en yüksek sureti seçme fırsatını sağlamaktır. Şimdi anlıyormusunuz?Anladınız mı?
Örneğin gereksinim yanılsamasının dışına çıkma yolu,tam şu anda gereksiniminiz olduğunu düşündüğünüz şeye,yani olması gerektiğini hissedip şu anda olmadığını düşündüğünüz şeye bakmak ve sonra istediğiniz şey olmasa bile hala burada Ol'duğunuzun farkına varmaktır.Bunu getireceği sonuçlar müthiştir. Eğer şu anda gereksinim duyduğunuz şey olmadan buradaysanız, o zaman neden ona gereksinim duyduğunuzu düşünüyorsunuz ki? Eğer net olarak görüyorsanız ''o'' her neyse ona gereksiniminiz olmadığının,ona hiçbir zaman gereksiniminiz olmadığının ve tüm bunları sizin uydurduğunuzun farkına varacaksınız. Soluduğunuz havaya bile gereksiniminiz yoktur. Bunu da ölünce anlayacaksınız.Deneyimlerinizde ona bir anlam vermek istersiniz. Ama Gerçek ; Hiçbir Şeyin Anlamı Olmadığıdır.Yaşamdaki karşılaşmalar ve deneyimlerde gizli olan,bu karşılaşma ve deneyimlerin altında yatan bir gerçek yoktur.Onu oraya Kim gizleyecek ki? Ve neden?
Gerçek şudur ki ; sizin ona verdiğiniz anlamdan başka hiçbir şeyin anlamı yoktur. Bu bir çok kişi tarafından kabul edilmesi çok zor bir gerçektir. Ama bu benim en büyük armağanımdır. Yaşamı anlamsız kılarak size herhangi bir şeyin ya da her şeyin anlamının ne olduğuna karar verme fırsatını veriyorum. Kendi verdiğiniz kararlarla kendinizi tanımlayacaksınız.Onun için belirli bir şey yaşadığınızda,bunun neden olduğunu sormayın. Onun neden olduğunu seçin. Ona anlamını siz verin.Sonra O olay içinde olmayı seçtiğiniz kişiyi bildirin, ifade edin ve deneyimleyin.Olmayı seçtiğiniz kişi olun.

Yaşamın Yanılsamalarını Öğrenmenin yolu;
1-Dünyamdaki hiçbir şey gerçek değil.
2-Her şeyin anlamı benim ona verdiğim anlamdır.
3-Ben Ben Ol'duğunu söyleyenim ve deneyimim ben onun ne olduğunu söylersem odur.

Bu üçlü süreci başlatır.
A-Yanılsamaları yanılsamalar olarak görün.
B-Onların ne anlama geldiğine karar verin.
C-Kendinizi yeniden yaratın.

Örneğin; Kendinizi ....yalnız…..hissediyorsunuz.''yalnızlığınızı'' bir yanılsama olarak görün. Yalnızlığınızın, çevrenizdeki dünyaya yeterince açılamadığınız anlamına geldiğine karar verin. Sonra kendinizi başkalarına sevgiyle dokunan birisi olarak yeniden yaratmaya karar verin.

Bunu 3 gün yaparsanız ruh haliniz tümüyle değişir. 3 hafta yaparsanız `'yalnızlığınız'' kalmaz. 3 ay yaparsanız bir daha hiç yalnız kalmazsınız. Ve sonra yalnızlığın tümüyle yanılsama olduğunu tümüyle kontrol edebileceğiniz bir yanılsama olduğunu anlayacaksınız.

Tanrı İle Birlik/ N.D.Walsch

19.4.07

SOUNDS OF THE CHAKRAS

The chakras are subtle centers of transformation located within the cerebrospinal system. According to Hindu tradition, all fifty sounds of the Sanskrit language exist within the chakras of the human body. When we speak, we do so not only through the vocal cords and throat, but also through the articulation of the chakras.
Good and bad music directly and profoundly affects the body's seven subtle psychic energy centers, called chakras, which are spinning energy wheels arranged vertically up the spine from sacrum to crown. The chakras are the playground of the elements. They are interrelated with the parasympathetic, sympathetic, and autonomous nervous systems, and thus the gross body is related to them.
The particular sounds given for chakra meditation are those that energize each of the psychic centers respectively. One begins by chanting the "Petal" sounds of the chakras - those sounds that energize the ganglia of this chakra plexus. The petal sounds are followed by the bija, or essential "seed" sound of the chakra. This same sequence is then repeated for chakras two, three, four, five, and six. Chanting of the sounds of the chakras should be practiced in a comfortable posture, preferably seated on a mat or rug of organic material, with a lighted candle or oil lamp in the room. Each of the petal sounds is chanted once, pausing for a deep breath between sounds The bija "seed" sound may be chanted three or more times. If you like to know more and hear some of the chakra sounds, you can download mp3 files : MP3

MEDİTASYON-1

Hiçbir şey düşünmeden durmak güzeldir.

18.4.07

DOĞADA RAHATLAYIN

Ormanda gezinmek, kuş sesleriyle kendinizden geçmek isterseniz..




Denizi tercih ediyorum diyorsanız..

KUNDALİNİ REİKİ HAKKINDA GÜZEL BİR VİDEO

Kundalini Reiki hakkında hazırlanmış hoş bir video..

Ayrıca müziği de çok başarılı seçilmiş. İşten, ya da her ne ile uğraşıyorsanız, ondan biraz uzaklaşın ve rahatlayın.

MEDİTASYON-2